Her jenerasyon tarafından bilinen; maceraperest ruhu ve adalet anlayışıyla milyonlarca insanın hayal gücünü ateşleyen, popüler mitolojinin efsanevi figürü Robin Hood rolünde Oscar ödüllü aktör Russell Crowe‘u izleyeceğiz.
Sevdiği kadının kalbini kazanmak ve kasabayı kurtarmak isteyen Robin, kendi yaşam tarzına uygun insanlardan bir çete kurar. Şerifin adaletsizliğini yok etmek için üst sınıftan işbirlikçileri teker teker avlamaya başlarlar.
Ülkeleri on yıllardır süren savaştan yıpranırken, yeni kralın yetersiz kanunlarına karşı mücadele veren; içten ve dıştan gelen tehlikelere göğüs germek zorunda kalan Robin ve adamları, hayatlarının en büyük macerasına yelken açarlar. Bu sıradışı kahramanlar ve müttefikleri, ülkeyi kanlı bir iç savaşın içine düşmekten kurtarıp İngiltere’ye bir kez daha zaferle döneceklerdir.
Cehennem Melekleri, bir Güney Amerika ülkesinin kural tanımaz diktatörünü yıkmak ve diktatörlük rejimini sona erdirmek için ülkeye gizlice sızan bir grup paralı askerin hikayesinin anlatıldığı; aksiyon sinemasının en gözde aktörlerinin yer aldığı olağanüstü kadrosuyla dikkatleri çeken 2010’un en iddialı aksiyon-gerilim filmlerinden biri. Yeni görevleri nedeniyle ülkeye gizlice giriş yapan özel birlik kısa sürede hiçbir şeyin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını fark eder. Akabinde ekip kendini büyük bir yanılsama ve ihanet içinde bulur. Olaylar kontrolden çıkmaya başladığında ve masum hayatlar tehlike altına girdiğinde bu ekip çok daha büyük bir düşmana karşı mücadele etmeye başlar. Bu kardeşler takımını yok etmek adına onları bu görevin içine sokmuş olan ve geleceklerini tehdit eden kişiye karşı…
Alman yapımı aynı adlı filmden uyarlanan bu filmde 26 kişi, psikolojik bir deney için gardiyan ve mahkum rolünü oynamaya başlarlar… Deneyin devamında olaylar karmaşık bir boyuta ulaşacak ve kontrolden çıkacaktır.
Batı Teksas’taki sakin bir kasaba bir dizi seri cinayetle sarsılır. Cinayetler gerçek bir sosyopatın elinden çıkmıştır. Şerif Lou Ford bu sıkıcı kasabada katili aramaya başlar. Oysa bu görüntüden ibarettir. Çünkü katil ona herkesten çok yakındır.
Charly karanlık geçmişine sünger çeker ve suçlardan,suçlulardan uzak durma kuralı üzerine oturttuğu yeni bir sayfa ile hayata döner.Nitekim 3 yıl boyuncada bunu hayatını karısına ve 3 çocuğuna adayarak başarı ile gerçekleştirir.Lakin o uzak durmak,unutmak istesede geçmiş onun yakasından düşmemeye kararlıdır.Marseille’de bir otoparkta açılan ateş sonucu 22 kurşunu bedeninde hisseden Charly buna rağmen mucizevi bir şekilde hayatta kalmayı başarır.Artık tek gayesi ve amacı intikamdır.
The Twilight Saga: Eclipse’de, Bella bir kez daha kendini Seattle’ı tahrip eden bir dizi gizemli cinayet ve kindar bir vampirin intikam arayışı tehlikesi ile sarılmış olarak bulur. Tüm bunların ortasında, kararının vampir ve kurtadam arasında bir savaşı ateşleme potansiyeli olduğunu bilerek, Edward’a olan aşkı veJacob ile olan arkadaşlığı arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Hızla yaklaşan mezuniyetiyle birlikte, Bella hayatının en önemli kararı ile yüz yüze gelecektir.
Evelyn Salt (Jolie), görevi, şerefi ve ülkesi üzerine yemin etmiş bir CIA ajanıdır. Ancak bir itirafçının onu Rus ajanı olmakla suçlamasıyla bağlılığı test edilecektir. Salt sahip olduğu tüm gizli görev tecrübesini kullanarak kendini temize çıkarmak amacıyla kaçar. Salt’ın masum olduğunu kanıtlamak için gösterdiği tüm çaba hakkındaki şüpheleri arttıracak ve geriye yanıtlanması gerekn bir tek soru bırakacaktır; “Salt kimdir?”
Haylaz bir prens istemeden de olsa gizemli bir prensesle güç birliği yapar. Birlikte, zamanı tersine çevirebilen Zamanın Kumlarını açığa çıkarabilecek ve sahibinin dünyaya hükmetmesini sağlayabilecek olan eski bir hançeri korumak üzere karanlık güçlere karşı bir yarış içine girerler.
Ligeia, Edgar Allan Poe’nun erken dönem öykülerinden biridir. İlk defa 1938′de yayınlanan öykü, isimsiz bir anlatıcı ile Ligeia adındaki güzel ve kuzgun saçlı eşi hakkındadır. Hastalanan Ligeia, ölmeden hemen önce, insanın sadece irade yoluyla hayatta kalabileceğine dair bazı sözlerini sayıklar. Eşinin ölümünün ardından anlatıcı, Leydi Rowena ile evlenir. Leydi Rowena da hastalanıp ölünce, çılgına dönen anlatıcı, gece boyunca kadının cesedi yanında kalır. Sonunda Rowena yavaş yavaş dirilmeye başlar ama aynı zamanda da Ligeia’ya dönüşür. Öykü, anlatıcının afyon etkisiyle gördüğü bir düş olabileceği gibi, kimi görüşlere göre de Poe’nun hiciv amacıyla yazdığı bir öykü de olabilir. İlk olarak The American Museum isimli dergide yayınlanan öyküyü Poe, hayatı boyunca defalarca gözden geçirmiş ve yeniden yayınlamıştır.
M. S. 117. Roma İmparatorluğu Mısır’dan İspanya’ya kadar, Doğu’da da Karadeniz’e kadar genişlemiştir. Fakat Kuzey Britanya’da fetihler gerilla taktikleriyle yenilmez bir düşman haline gelen Pict’ler tarafından durdurulmuştur. Romalılar’ın İngiltere’yi işgali sırasında geçen film, Pict saldırısında geriye kalan son savaşçı Quintus Dias adında bir adamın öyküsünü anlatıyor. General Virilus‘un efsanevi 9. Lejyonuna katılan genç adam, Pict ırkın ve liderleri Gorlacon‘ı yer yüzünden silmek için ordusuyla beraber kuzeye doğru gitmeye başlar.
Clive ve Elsa, genetik mühendisliği dünyasının yıldızları olan iki bilim adamıdır. İkili, özellikle hayvan DNA’larını birleştirerek oluşturdukları yeni ve garip melez yaratıklarla yaptıkları çalışmalarıyla tanınmaktadır. Bu karizmatik çift, işin içine insan DNA’sını da karıştırarak yeni melezler oluşturmayı planlamaktadır. Çalışmalarını finanse eden ecza firması ise bu deneylerin kısa vadeli kârıyla ilgilenmektedir.
Clive ve Elsa deneylerini gizlice yürütür. Sonuç fiziksel ve ruhsal anlamda beklenmedik bir gelişme gösteren hayret verici bir yaratık olan DREN’dir.. Dren, onların en vahşi hayallerinin ve daha da kötüsü en korkunç kabuslarının bile ötesindedir…
Korkunç bir kaza geçiren Anna uyandığında kendini bir cenaze evinde bulur. Yanıbaşındaki kişi cenazeyi yönetecek olan Eliot Deacon’dır. Korkmuş, kafası karışmış ve paniğe kapılmış olan Anna, ölmediğinden emindir. Oysa Elliot onun artık ölüm sonrası yaşama hazır olduğunu düşünmektedir. Elliot ölülerle konuşabilme yeteneğinden söz eder, o Anna’ya yardım edebilecek tek kişidir. Cenaze evinde Elliot’ı ölmediğine ikna etmeye çalışan Anna en büyük korkusu ile yüzleşmek zorundadır. Bu sırada Anna’nın erkek arkadaşı Paul, Elliot’tan gittikçe şüphelenmeye başlar.
Steven Russell ( Jim Carrey ) evli ve çocuklu bir adam ancak hapse girince tercihleri biraz değişiyor. Hücre arkadaşı Phillip Morris’e (Ewan McGregor) aşık olan Steven, sevgilisiyle birlikte hapisten kaçmanın yollarını arıyor.
İngiltere’de başbakanlık yapmış olan eski bir politikacı, anılarını yazması için bir yazarla anlaşır. Hayatını riske etmek pahasına, geçmişte sır gibi saklanan gerçekleri anlatmaya kararlıdır.
Cara, mahkeme için psikolojik danışmanlık yapan bir psikayatristdir. Hastalarından biri bölünmüş bir kişilğe sahiptir. Cara, hastasının kişiliklerinin birer cinayet kurbanı olduğunu keşfeder. Bunun üzerine idealist doktor, zamana karşı yarışarak cinayetlerin esrarını hastası ile gerçekleştirdiği seanslarda çözmeye çalışır.
Bir ortaçağ ülkesinde geçen hikayede ülkeyi bir veba kasıp kavuruyor. her köy ve kasabada onlarca ölünün olduğu ilkede bir köy vebadan etkilenmemiştir ve köyü yönetenin bir cadı olduğundan şüphelenilmektedir. Bu şüpheleri incelemek ve gereğini yerine getirmek üzere psikoposluk tarafından liderliğini Ulric (Sean Bean) in yaptığı bir ekip görevlendirilir. Ekip köyün yolunu gösterecek bir rehber aramak için oradaki kiliseye gider ve o sırada inancından şüphe duyan genç rahip Osmund aradığı işareti bulduğunu düşünerek ekibe katılır..
Adam Sandler, Kevin James, Chris Rock, David Spade ve Rob Schneider, otuz yıldan sonra tekrar bir araya gelerek birbirlerinin aileleriyle ilk kez karşılaşan beş çocukluk arkadaşının öyküsünü anlatan Büyükler/Grown Ups‘in yıldız komedyen kadrosunu oluşturuyor. Çok sevdikleri eski basketbol koçları ölünce, yaz aylarını yıllar önce şampiyonluk kutlamalarını yaptıkları göl evinde geçirmek için büyüdükleri kasabaya dönerler.
Sandler’ın fikir babalığını yaptığı, kendisinin ve ailesinin hayatta önemli olan şeyler konusunda bakış açısını kaybettiğini hisseden bir adam olan baş karakter, beklenmedik şekilde büyüdüğü kasabaya dönmesi gerektiğinde, bunu köklerine dönmek ve ailesini yola sokmak için bir fırsat olarak görür. Bunu yapması için, bir göl evi kiralar ve Dört Temmuz haftasında kalmaları için eski arkadaşlarını ve onların ailelerini davet eder.
Jamir Morgan suratında kalp şeklinde dogum lekesi olan genç bir adamdır; ancak Londra’nın doğu yakasındaki caddelerde şeytani güçlerin oldugunu keşfeder..
Yeni bir Lord Of The Rings Fan yapımı olan film, Orta Dünya’da Batı’nın İnsanlar’ı olarak geçen Dúnedain halkının yaşamını konu alıyor. Filmde Aragorn’un doğumu çocukluk yılları ve babası Arathotn ile annesi Gilraen’in hikayelerini içeriyor.
Büyük bir gücü tuttuğunu keşfeden ve ondan onu almak için durduralamayacak seçkin tabaka dövüşçülerinin takımıyla mücadele etmekte olan bir gencin öyküsü. Yüksek oktanlı bir hareket filmi.
İşlemedikleri bir suçla yargılanan bir grup Özel Kuvvetler üyesi, isimlerini bu olaydan sildirmek için bir araya gelip, her birinin kendine özel yeteneklerini kullanarak asıl suçluyu bulmaya soyunurlar.
90LI YILLARIN EFSANE DİZİSİ LIAM NEESON VE JESSICA BIEL İLE YENİDEN HAYAT BULUYOR
Yakın bir gelecekte yapay organların üretimi ve satışı mümkün hale gelmiştir. Afrika’daki savaştan dönen Remy ve Jake’in organ nakline ihtiyaçları vardır. Gereken organları alan eski askerler, şirkete ödeme yapmakta zorlanırlar. Gereken parayı bulamayınca tek çareyi kaçmakta bulan ikilinin peşine şirketin adamları takılır.
Nihai güç için süren mücadele, insanları krallara karşı ve kralları da tanrılara karşı kışkırtmaktadır. Diğer taraftan, tanrılar arasındaki savaşta dünyayı yok edebilecek güçtedir. Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus (Sam Worthington), ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades(Ralph Fiennes)’e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus (Liam Neeson)’un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hades‘e karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Şeytanlarla ve korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu tanrı olarak güçlerini kabul etmek ve kendi kaderini çizmektir.
Çalınmış beyzbol kartları, gangsterler, adam kurtarma ve kara para aklama… Kevin Smith’ten bir suç komedisi. New York polis teşkilatının kıdemli adamlarından biri olan Jimmy Monroe, çok kıymetli bir beyzbol kartını çaldırmıştır. Jimmy ortağı Paul ile birlikte anı eşyalarına takıntılı bu hırsızın peşine takılır. Bu süreçte iki kafadar polis, kendi özel hayatlarına da çeki düzen vermek zorunda kalacaklardır.